Page 156 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 156

156                                                Gül'den Bülbüllere



                             “Fakir olmamak için çalışalım.”



                                                                   (9 Haziran 1992)

               Allah  aldanmışlardan  etmesin.  Her  şeyin  hayırlısını  isteyelim.  Zengin
            olmayı  düşünmeyelim.  Düşünmekle  zengin  olmayız.  Ne  kadar  koşsak  ne
            kadar  çırpınsak  zengin  olamayız.  Fakirlikten  de  korkalım.  Bu  zamanda
            fakirlik de çok zor. Her yolun ortası hayırlıdır. Ortası nasıldır? Fazlası da yok,
            eksiği de yok. Kimseye de muhtaç değil. İhtiyacından da fazla bir şey yok.
            Fazla olunca da taşıyamıyor insan.
               Yemede, içmede, eşyalarda bir sınır var. O sınırı taşırmamak lazım. Ama
            taşırıyor  insanlar.  Avrupa’nın  âletleri,  Avrupa’nın  yaşantıları,  Avrupa’nın
            âdetleri gelmiş, girmiş içimize.
               Yine de onlara gıpta ediyoruz. Biz onların neyine gıpta edeceğiz? Yaşan-
            tılarına değil, çalışmalarına gıpta edeceğiz. Dünyaya fazla çalışıyorlar. Allah
            da veriyor. Ama biz hem dünyaya çalışacağız. Hem âhirete çalışacağız. Çünkü
            dünya da Müslüman’ın âhiret de Müslüman’ın. Onlar her ne kadar zenginler,
            varlıklılar. Daha sıhhatli oluyorlar ama onlar ehl-i dünya. Dünyada onların her
            istediklerini  Cenâb-ı  Hak  verecek.  Ama  onların  âhirette  bir  arzusu,  isteği
            olmayacak.
               Âyet-i kerîme ne buyuruyor: “Müslümanlar o kâfirlere imrenmeselerdi,
            müşriklere  imrenmeselerdi  biz  onların  tavanlarını  altından,  tabanlarını
            gümüşten halk ederdik.”
               Allah alîm tabii. Dünya zevkine düşen âhireti kaybeder.
               Cenâb-ı Hak: “Biz insanlarda bir tane kalp halk ettik.”
               İki tane halk etmedik ki birine dünyayı koysun birine bizi.
               Amel iki türlüdür: Bedenî amel, malî amel. Malî amel ne ile olur? Malî
            imkân var ise ne yapıyorlar? Âhiret için mi harcıyorlar kazandıklarını? İhti-
            yacından fazlasını âhiret için harcayan yüz tane zenginden on tane çıkmaz.
            Gayrimeşrû yerlere, Kitap’a, Sünnet’e uymayan yerlere harcıyorlar. Allah’a
            şükür bunlar cemaatimize değil.
               Bu zamanda zenginlik ateştir. Fakirlik de ateştir. İkisinden de korkalım.
            Fakir olmamak için çalışalım. Evvel beden ilmi, sonra âhiret ilmi. Bir insan
            ihtiyaçlarını karşılamak için çalışacak ki ibadetini yapabilsin. Zenginler için
            ne buyuruyor:
               Hevâ-yı nefsine tâbi olanlar,
               Bular kande bulur darü’l-emânı
               Nefsinin arzusuna uyanlar, kabirde darlıktan kurtulamazlar.
               Alamazlar özün nefsin elinden
               Beşerdir dâim ol eyler ziyânı

               Ömür cevheridir kadri bilinmez
               Sakın gafletle geçirme zamânı
   151   152   153   154   155   156   157   158   159   160   161