Page 161 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 161

Tasavvuf Sohbetleri -2                                           161



                                   “Ruh sana emanettir.

                                 Beden de sana emanettir.
                      Muhafaza edersen Allah’ı memnun edersin”



                                                                  (12 Haziran 1992)

               Söz ile bir kalbe doğmaz ledünnî
               Bütün âzâları dil olmayınca
               Nefs-i emmârenin bilinmez fendi
               Gönül şehri bahr-ı Nil olmayınca

               Söz ile bulunmaz bir sâdık muhib
               Derde düşmeyince aranmaz tabib
               Her bir şukûfeye konmaz andelib
               Mademki içinde gül olmayınca

               Her bir âşık vâsıl olmaz yârına
               Berdâr olmayınca vuslat dârına
               Pervâneveş düşüp aşkın nârına
               Mansur gibi yanıp kül olmayınca

               El çek mâsivâdan bırak bu câhı
               Râz-ı derûnundan eylegil âhı
               Cânân ellerinin açılmaz râhı
               Varıp bir kâmile kul olmayınca

               Pîr-i Sâmi gibi sâhib irşâdı
               Bulup kapısında kılak feryâdı
               Hiçbirimiz bulamazık necâtı
               Bizim delilimiz Ol olmayınca

               Sâlih bu sözlerin yalan olamaz
               Her beşer sûretli insân olamaz
               Her bir kimse ehl-i irfân olamaz
               Kırk yerden yarılmış kıl olmayınca

               Sâlih’in sözleri yalan olamaz. Her beşer suretli de insan olamıyor. İnsan
            olabilmek  için  “ehl-i  irfân”  olacakmış.  Ehl-i  irfân  olmak  için  de  kılı  kırk
            yerinden  yarılacakmış.  Ehl-i  irfân  olmak  için  kalp  ilmi  olacak.  Ama  kalp
            ilmini  insanlar  ne  ile  elde  ediyor?  Allah’a  olan  aşk.  Allah’a  olan  korku.
            Allah’a olan itaat. Sadece aşkla olmaz. İtaat olacak. Korku olacak. Mesela
   156   157   158   159   160   161   162   163   164   165   166