Page 164 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 164
164 Gül'den Bülbüllere
“Gıybetten sakınalım.”
(30 Haziran 1992)
İnsanların bulunduğu bölümler; Hubb-ı dünya: Dünya sevgisi olanlar.
Bunlar cehennemden kurtaramazlar. Ehl-i dünya, Ehl-i nâr, Şuğul-u süflâ:
Düşünceler. Yani bir zaruri düşünceler var, bir de keyfi düşünceler var. Zaruri
düşünceler mâni olmuyor. Keyfi düşünceler mâni oluyor.
Hubb-ı dünya şuğul-u süflâ ile varılmaz yola
Cenâb-ı Hak ne buyuruyor: “Allah’tan geldiniz dünyaya. Yine Allah’a
döneceksiniz.”
İşte yolculuk bu yol. Hubb-ı dünya ile bu yolu gidemez. Şuğul-u süflâ da
gidemez. Gider ama bu yolu bitiremez. Niçin? Şuğulu mâni oluyor. Bu yol ne
ile biter? İnsanlar tam manası ile gafletten kurtulacak ki bu yolu bitirmiş
olsun.
“Mûtû kable ente mûtû” sırrına mazhar olacak ki bitirmiş olsun. İnsanlar
melekî sıfata geçecek ki bu yolu bitirmiş olsun. Mesela hayvanî sıfat var
ibadeti olmayanlar için. Namaz yok, abdest yok. Günah, sevap bilmiyor.
Beşerî sıfat, tam manası ile Allah’ın yasaklarından kaçmış. Günahlardan
kaçmış. Ameli var, günahı yok. Bu nedir? Kitap’a, Sünnet’e uyan cemaat,
cenneti kazanmış, hayvani sıfattan kurtuluyor.
Melekî sıfat, bu nedir? İnsanlarda olmayan bir güzellik elde ediyor. İnsan
melekî sıfata geçince beşerden üstün oluyor. Melekten de üstün oluyor. Gaflet
gömleğini atmış oluyor.
Cenâb-ı Allah: “Beni çok zikredin.” buyuruyor.
İşte o insan Allah’ı hiç unutmaz. Yer, içer, konuşur, akrabasına gider,
işçilerini çalıştırır. Amir olur, memurlarına emreder Allah’ı hiç unutmaz. İşte
o zaman ne oluyor? O yolculuğu tamamlamış oluyor. Allah’tan geldi. Allah’a
gitti. Onun için:
Hubb-ı dünya şuğul-u süflâ ile varılmaz yola
Şimdi hubb-ı dünya yok bizde. Tasavvufa, tarîkata kim inanmışsa, mürşi-
dinin sevgisi kimin gönlünde var ise onda hubb-ı dünya olmaz. Her şey
zıddiyetinin karşılığında yok olur. Allah her şeyi çift halk etmiş. Zıddiyetli
halk etmiş. Bizde şuğul-u süflâ var.
Bunda da şuğul iki türlü olur: Allah’ın emri, nefsinin emri. Nedir? Açlık,
insan aç kalınca hasta olur, zayıflar, ölür bile. Çıplaklık da böyledir. Zarurettir
bunlar. Bunları yerine getireceksin.
Diğer şuğul nedir? Mesela buzdolabın var da daha iyisini istiyorsun. Ça-
maşır makinen var da daha modernini istiyorsun. İşte alacağın bir şey var. Onu
alamadığın müddetçe o sende şuğul. Aldın borçlandın, bu sefer o borcu öde-
mediğin müddetçe o sende şuğul olur. Bunlar mânidir. Şuğuldan da kurtulmak
lazım. İşte:

