Page 169 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 169
Tasavvuf Sohbetleri -2 169
kilitlemiş. Çıkmış, gitmiş. Onlar gelmişler ki burası bekleniyordu, bakıyorlar
ki putlar kırılmış.
— Kim kırdı bunu? Halkı sıkıştırıyorlar. Kim bekliyordu burayı? İbrahim
aleyhisselam. Onu sıkıştırıyorlar.
— Putları kıranları ya biliyorsun veya sen kırdın.
Diyor ki:
— Ben ne kırdım ne de biliyorum.
— Kim kırdı? deyince diyor ki:
— Balta kimin boynundaysa o kırdı.
Onlar diyorlar ki:
— Bunun canı yoktur, nasıl kırsın?
— Peki cansız olan şeyi, nasıl mâbud edinip tapıyorsunuz?
Sonra Nemrut’la karşılaşıyorlar. Nemrut bunu ateşe attırıyor. Bunlar zillet
değil mi?
Sonra İbrahim aleyhisselam Efendimiz, Sâre Validemiz’le Mısır’a gidiyor.
Sâre Validemiz’i Mısır vâlisi, İbrahim aleyhisselam’ın elinden kötü niyetle
alıyor. Vali kadın-kız peşinde imiş. Sâre Validemiz de çok güzel. Güzel
kadınları mutlaka elde etmek istiyor. Nihayet onu da İbrahim aleyhisselam’ın
elinden alıyor. Alıyor, ama bir şey yapamıyor. Her yaklaşma arzusunda Allah
ona bir havf, korku veriyor. Saray sallanıyor. O zaman diyor ki:
— Sen kimsin?
— İbrahim aleyhisselam’ın hanımıyım. Sen beni affet, bırak da ben de sana
dua edeyim, diyor.
O zaman Sâre Validemiz’i bırakıyor. Sarayın en güzel cariyelerinden
olan Hâcer Validemiz çok akıllı imiş. Ona hizmetçi veriyor. O da getiriyor
İbrahim aleyhisselam’a bahşediyor. İbrahim aleyhisselam’dan da İsmail
aleyhisselam olunca Sâre Validemiz İbrahim aleyhisselam’a baskı yapıyor.
Diyor ki:
— Bu hanım ile bu çocuğu görmek istemiyorum. Bunları götür öyle bir
çöle bırak ki isimleri, cisimleri kalmasın.
İbrahim aleyhisselam o kadar daralıyor ki. Zaten yıllar boyu Allah’a
yalvardı “Yâ Rabbî, Sen bana bir oğul ver. Sana kurban edeceğim.” diye.
Oğlu olunca da Sâre Validemiz onu kıskanıyor. Çocuk olmadan evvel çok
seviyordu. Çünkü Sâre Validemiz doksan yaşında, İbrahim aleyhisselam yüz
yaşında. Ve de çocukları olmamış. Çocuğu olunca kıskandı.
— İşte götür çöle bırak. Canlı yaratık olmayan bir çöl olsun. Orada ölsün-
ler, diyor.
İbrahim aleyhisselam onun sözü ile götürmüyor. Ama Allâhu Teâlâ diyor ki:
— Ya İbrahim, Sâre nasıl dedi ise öyle yapacaksın.
İşte bugünkü hacıların Hacc’a gittiklerinde Mekke-yi Mükerreme’de sa’y
yapmaları o zamandan geliyor. Kâbe’yi de İbrahim aleyhisselam yaptı. Safa
ile Merve arasındaki sa’y yapmalar, onlardaki maceraların neticesi.

