Page 167 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 167
Tasavvuf Sohbetleri -2 167
İşte ulvî âlemden gelip süflî âleme indiğini bilmezse bir insan, o âlemin
süflî olduğunu bilmezse tabii vahşi hayvanlara döner. Niçin, neden? Azaba
düşen bir insan, cehenneme giden bir insan vahşi hayvan gibidir. Cenneti
kazanamamıştır.
Bir insan gayesini bilmezse nereden geldiğini, nereye gideceğini bilmezse
vahşi hayvandır.
Eyledin dilimi lâl kara bahtım
Bu kelâm-ı kibâr, âyet-i kerîmeye temas ediyor.
Âyet-i Kerîme’de ne buyuruyor: “Biz onların gönüllerini mühürledik,
dillerini lâl, kulaklarını sağır ettik.”
Kim bunlar? Allah’ı zikretmeyen, Allah kelâmı konuşmayan, vaaz-nasihat
dinlemeyen kulak, günahlardan sakınmayan göz. Peygamber Efendimiz bu
âyet-i kerîmenin mealini hadisi şerifinde açıklıyor.
“Allah’a, âhirete iman eden hayır konuşsun. Hayır konuşamıyorsa sussun.
Allah’a âhirete iman eden, vaaz-nasihat dinlesin. Vaaz-nasihat dinlemiyorsa
kulaklarını tıkasın (Gıybet ve mâlâyâni konuşmasın) Allah’a, âhirete iman
eden, hakkı bâtılı seçsin. Yasaklardan gözünü korusun. Koruyamıyorsa gözle-
rini yumsun.”
Evet, biz ulvî âlemden geldik. Bu ceset yok olacak. Ama Allah bizi yine
bir cisimle kaldıracak. Bu ceset kıymetini ne ile bulacak? Kur’ân, şeriat
cesededir. Dünyadaki her cisim sahibine Allah’ın emirleri vardır, yasakları
vardır. Cesedin kıymeti de akılladır. Bu ceset bâliğ olacak. Müslüman olacak.
Akıllı olacak. Ceset nihayet toprak olacak. Ruh yine ulvî âleme dönecek. Ama
nasıl dönecek? Ağlaması ile yalvarması ile.
Onun için Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: “Bu dünya âleminde az gülün, çok
ağlayın.” Niçin buyuruyor ki: “Bu dünya âleminde havf duyana, âhiret haya-
tında havf olmaz.”
Bu dünyada neden havf duyacağız? Kulluğumuzu yapabiliyor muyuz?
Allah’ın gadabından kurtulabilecek miyiz? Bunun korkusunu duymamız
lazım. Allah’ın gadabı âhirettedir. Dünyada da azap var mıdır? Vardır. Allah
çeşitli çeşitli hastalıklar verir. Zillet verir, illet verir, gıllet verir. Bunlar dünya
azabıdır. Bunlardan da kurtulamayız.
Ancak dünya azabı kimlerde olmaz? Ehl-i dünya olanlarda olmaz. Yani
dünyayı düşünüyorsa, dünyayı seviyorsa, dünyayı istiyorsa. Onlara Cenâb-ı
Hak hastalık da vermez. Verse de az verir. Ama Müslümanların âhireti kazan-
ması için hastalık, fakirlik ve rezil-rüsvâlık olacak.
Cenâb-ı Hâk buyuruyor ki: “Biz belânın büyüğünü verdik Peygamberlere,
hafifini verdik velîlere.”
Mesela Eyüp aleyhisselam’a verdiği hastalıkta vücudunun etlerini kurtlar
yemiş, kemikleri ağaç gibi kalmış. Ama o, Allah’tan ne istemiş? Demiş ki:
“Yâ Rabbî dilim ile kalbimi muhafaza et.” Hakikaten öyle olmuş. Sadece dili
ve kalbi kalmış, kurtlar et olarak yememiş.
Daha sonra nasıl ilkbaharda ağaçlar yeşerir, yaprakları oluşursa onun da
vücudunda tekrar etler kaynamış. Sıhhatini bulmuş. İbrahim aleyhisselam’a

