Page 162 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 162

162                                                Gül'den Bülbüllere

            sünnetin  dışında  çok  mezhepler  var  ki  bunlar  ehl-i  aşk  ama  ehl-i  sünnet
            değiller.
               Onun için Sâlih’in bu sözleri yalan değil. Ama bu beşer görünenler de
            beşer değil. Çünkü küfrü yaşayan da beşerdir. İmanı yaşayan da beşerdir. Bu
            beşer olarak görünen cisimlerdedir, bu örtüdür. Esas sureti olan görünmeyenin
            örtüsü  oluyor.  Beşer  olmak  için  kılı  kırk  yerden  yaracak.  Hiç  kırk  yerden
            yarılır mı? Allah korkusu, Allah aşkı, Allah’a olan itaat kılı kırk yerden yarar.
            Bizde Allah’a şükür muhabbet var. Ama “ehl-i itaat” olacaksınız. Takvânız
            olacak. Korkunuz olacak.
               Muttakî olan kurtulur, diyor. Muttakî kim?
               “Sizin en çok muttakî olanınız, en çok Allah’tan korkanınız.”
               Allah bizi noksan sıfatla halk etmiş. Cânân ilinde olan Allah’ın zâtıdır.
            Allah’ın azametidir. O yol kapalıdır. O yolu kim açar? Ancak bir kâmile kul
            olunca, o açar. Bu nedir? Meşâyihe olan inanç, meşâyihe olan sevgi, meşâyihe
            olan saygı. Meşâyihe olan sevgi Allah’adır. Meşâyihe olan inanç Resûlul-
            lâh’adır.
               Meşâyih sana noksanlığını bildirir. Noksanlığını bilirsen onu ikmâl eder-
            sin. İkincisi senin kalbini temizler. Kalbin temizlenmezse, mesela kirli bir
            tabağın içerisine ne koyarsan kirlenir. Kalbimize gelen mâsivâ, dünya, şuğul
            bizi yolumuzdan da geri koyuyor. Bizi rahatsız, huzursuz da ediyor. Ancak bu
            dünyayı ve çeşitli düşünceleri kalpten silen ne oluyor? Meşâyih sevgisi. Kalbi
            silinen ne olur? Kalbi açılır. İrşat sahibi seni şad eder.
               Hiçbirimiz bulamazık necâtı
               Necât, ateşten kurtulmaktır. Hiçbirimiz cehennemden kurtulamayız eğer o
            delilimiz olmazsa.
               Söz ile bir kalbe doğmaz ledünnî
               Ledünnî, kalp ilmi.
               Bütün âzâların dil olmayınca
               Bütün azaların dil olmayınca, onun kalbinden ledünnî ilmi doğmaz. Bütün
            azaları  yasaklardan  korumaktır.  Bütün  azaları  Allah’a  yöneltmek,  Allah’a
            itaat ettirmektir. O zaman ne olur? Allah’ın inâyeti ile Allah’ın hidâyeti ile bir
            mürşidin himmeti ile ne olur? Azaların zikir yapar.
               Bir de var ki zâhir şeriatta bu azaları yasaklardan korumak. Elimiz, gözü-
            müz, kulağımız, dilimiz isyanın âleti bunlar. İtaatin de âleti bunlar. Yasak-lara
            gözümüzle  bakmazsak,  kulağımızla  dinlemezsek,  dilimizle  konuşmazsak,
            yasaklara elimizi uzatmazsak, yasaklara ayağımızla gitmezsek ne olur? Şâd
            oluruz.
               Söz ile bir kalbe doğmaz ledünnî
               Bütün âzâların dil olmayınca
               Bütün azalarını, Allah’a yönelteceksin. Dilden mânâ zikir, bütün azaların
            zikir yapacak.
               Zâhir şeriata göre bütün azalarını yasaklardan korursan, bir de meşâyihe
            inanırsan, şeyhine hizmet görürsen, bu sefer ne olur? Kalbin inanır. Kalbin
   157   158   159   160   161   162   163   164   165   166   167