Page 196 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 196
196 Gül'den Bülbüllere
Muhammed Beşir’il âmed
Olmuştur vâris-i Ahmed
Eder makbul ümmet
Evet, Evliyâullâh makbul ümmet eder. Bir insan evliyâullâhı bulamazsa
makbul ümmet olamaz. Bir mürit şeyhinde fâni olunca şeyhinin sıfatları onda
tecellî eder. Sâlih Baba, bütün râbıtasına söylemiş. Râbıtasından söylemiş.
Râbıtası söyletmiş. Hiçbir kelâmında râbıtasını bahsetmediği var mı? Diyor ki:
Bi-hamdilillâh kamu varım sen oldun
Her eşyâda taleb-kârım sen oldun
Neye baksam seni anda görürem
Bu manadan meded-kârım sen oldun
Bütün eşyada şeyh efendisini görmüş. Evet, Mecnun da on paralık bir kıza
âşık oldu da on paralık kızın yüzünden bütün eşyada Cenâb-ı Hakk’ın sıfatını
seyretmedi mi? Kendisinde de Allah’ın sıfatları tecellî etti.
Küntü kenzin mebdeidir arş-ı âlâdan gelir
Küntü kenzin mebdei, Cenâb-ı Hakk’ın zâtıdır. Arş-ı âlâ: Cenâb-ı Hakk’ın
en yüksek makamı. Oraya ulaşamayan Allah’a ulaşamıyor.
Aslında Cenâb-ı Hakk’a mekân yoktur. Mekândan münezzehtir. Mekân-
lara sığmaz. Bunlar söylemekle bilinmez, yaşayan bilir. En önemli sır
insandadır. Bunu ancak tarîkata girmekle açarlar, hizmetle. İnsanlarda letâif
makamları vardır. Bunu ulemâ biliyor. Ama ismini söylüyorlar, özünden
haberleri yok. Özünden haberi olan var mı? Var. Söyler ama anlatamaz. Ben
şimdi dünyalardan büyüğüm desem kim inanacak? Hâşâ misal olarak.
Diyenleri de tenkit etmişler, inanmamışlar. İnananlar ne olmuş? Hakikati
bulmuşlar, inanmayanlar mecazda kalmışlar.
Mecaz ne? İnsanın varlığı. Hakikat ne? İnsanın manevî varlığı.
Mecaz, cesedidir. Hakikat, ruhudur.
Ben dünyadan büyüğüm diyen bir kimse nasıl büyük olmuş? Bu sözü hâl
içerisinde, gayr-i ihtiyarî söylerlerse mesul olmazlar. Kendi iradesi ile
söylemek yasaktır. Zaten “ben böyleyim” diyen olamaz, olamamıştır. Ben
böyle değilim diyen öyle olmuştur. “Ben böyleyim” diyende bir varlık var.
“Ben böyle değilim” diyende bir tevâzu var. İnsanı yükselten tevâzudur.
“Her kim ki Allah için alçalırsa, biz onu yükseltiriz.”
Evet, amennâ bir insan hakikate ulaşırsa dünyadan büyüktür. İnsanda letâif
makamları vardır. Bu makamlar nerelerdedir? İnsanın kalp âlemi açılırsa
dünyadan büyüktür.
İnsanda ruh âlemi var. Ruh âlemi açılırsa o zaman ruhundan haberdâr olur.
Haberdâr olur ama orasını söyleyemiyor. Söyleyenler asılmış, kesilmiş. Şimdi
şeriat yok. Asmazlar, kesmezler. Ama Mansur onu ruh âleminde demiş. “Ben
Allah’ım” demiş. Ruh Allah’tan gelmiştir. Allah’a ulaşınca sen Osun, O da
sen. Ayrı da değil, gayrı da değil. Bu kelime bunu ifade eder. Zâhirde cesede
gelince gayrı değilsin. Bu ruh âlemi. Bir de sır âlemi var. Sır âlemi açılınca
kendi nasıl kendi sırrına vakıf olursa, bütün âlemlerin sırrına vakıf oluyor. O
hâli biliyor Allah.
Bilinmez âlemin sırrı nihândır
Bu âlemlerde olan sırrı bilir, söylemez. İnsanlarda havf âlemi var.

