Page 193 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 193
Tasavvuf Sohbetleri -2 193
“İnsanların hayırlısı
insanlara hizmet edendir.”
(20 Mart 1994 / Teveccüh)
Allah hepinizden râzı olsun. Allah hulusunuzun, ihlâsınızın bârını, meyve-
sini yedirsin. Allah emeklerinizi zâyi etmesin. Uzaklardan geldiniz, yorul-
dunuz. Tabii ki Cenâb-ı Hak emek zâyi etmez hâşâ. Bizim tarîkatımızda müri-
din hizmeti zâyi olmaz. Mübarek Şeyh Efendimiz buyururdu ki: “Müridin bir
abdestinin hizmeti bile zâyi olmaz.” Çok basit olan hizmet. Çok ufak olan
hizmet bile zâyi olmaz.
Onun için buyurmuşlar:
“Baba himmet, oğul hizmet.”
Himmetten mânâ, evliyâullâhın bize olan manevî yardımıdır. Hizmetten
mânâ, bizim ona tâbi olmamız. Onun şerefini muhafaza etmemiz, mürşidimi-
zin şerefini muhafaza etmemizdir.
Bizim tarîkatımız, nâzenîn tariki. Bir ismi Azîzân tarîki, bir ismi Hâcegân
tarîki. Bütün hocalar, âlimler bizim tarîkatımızdan geçmişler. Azîzân,
kıymetli demek, azizler demek. Nâzenîn, çok kibâr.
Onun için bugünü bize Cenâb-ı Hak ihsân etti. Cenâb-ı Hak bu günümüzü
her zaman için bize ihsân etsin, nasip etsin.
Evet, tarîkatımızın büyük amelidir teveccüh. Hiçbir tarîkatta bu amel
yoktur. Bu nasıl ameldir ki, şarktakini, garptakini, şimal ve cenuptakini topla-
mışlar buraya? Her vilâyetten burada insan var. Ne toplamış? Bu amel
toplamış. Onun için büyük amel. Onun için büyüklerimizin ameli olduğu için
biz bunun taklidini yapacağız. Biz bunun ehli değiliz. Taklitten tahkike döner
mi? Döner. Bir güzel kelâm var:
Çürüklerin hep sağ olur
Zehrin kamu bal yağ olur
Dağlar yemişli bağ olur
Burada çürük amelleri sağlam ederler. Senin bütün meşakkatini, bağrın-
daki gönül meşakkatini tatlı yaparlar. Onun için çok şükür, bin şükür, niha-
yetsiz şükürler olsun bu günümüze. Allah bu günlerimizi aratmasın. Allah
hepimize hayırlı, sağlıklı, sâlih amel ihsân etsin. Allah şerefinizi, makamınızı
yükseltsin. Allah bu nimetimizin nurundan, feyzinden mahrum etmesin.
Teveccüh olunca her bir ihvâna
Mürde kalplerimiz gelirler câna
İşte bu güzellik âşikâr.
Murg-ı cânlar başlar âh u figâna
Murg-ı canlar, ruhlar uyanmış. Bu ağlamak, hareket nereden geliyor? Ruh-
tan geliyor. Evliyâullâhın bir iltifatı var burada. Evliyâullâhın zâhiri var, bâtını
var. Zâhirine uyamazsak, bâtınından yararlanamayız.

