Page 115 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 115

Tasavvuf Sohbetleri -2                                           115

               O’ndan gizli nesne olmayan kim olur? Allah.
               Nasihat istemiş.
               — Sana nasihat, ölümü düşün. Sana nasihat: Annen gitti, baban gitti, çev-
            renden tanıdıkların gitti. Âhir zaman Peygamberi gitti, Ebubekir gitti, Hazreti
            Ömer gitti, deyince şaşırıyor. Çünkü sahabe Medine’den ayrılırken Hazreti
            Ömer sağ imiş.
               — Hayır, o sağ demiş.
               — Hayır, gitti gitti o da gitti. Senden sonra o da gitti, demiş.
               Tekrar sormuş:
               — Sana bunları kim haber veriyor?
               — Bana O kimse haber veriyor ki O’ndan gizli nesne yok.
               Onun için burada Evliyâullâhın sözü, Allah’ın sözü, Allah’ın emri demek
            işte bu oluyor. Allah ona ilhâmî olarak bildiriyor. Meşâyih emriyle olduğu
            için  bizim  tarîkatımız  hak  bir  tarîkattır.  Tarîkatların  hepsi  haktır.  Meşâyih
            haktır, Allah yolu haktır o yolun bilgilisi, bilicisi olduğu için.
               Bizim tarîkattaki hizmetlerimiz de meşâyih emri ile olduğu için haktır.
            Yirmi  dört  saat  içerisindeki  sekiz  saat  ibadetimiz  tamam  oluyor.  Nasıl
            tamamlanıyor? Dikkat edelim beş vakit namaz, beş saat. Üç saati nerden ala-
            cağız? Eğer günlük dersinizi yapmazsanız sekiz saat ibadeti yapmış sayılmaz-
            sınız.  Teheccüd  namazınızı  kılmazsanız  sekiz  saat  tamamlanmış  değil.
            Hatmeye oturmamışsanız sekiz saat ibadet tamam değil.
               Evvabin namazı girmiyor 8 saat ibadete. Evvabin namazı akşam namazı
            ile beraber kılındığı için ayrı bir saat sayılmıyor. Ama teheccüd namazı başlı
            başına bir namazdır. Günlük dersimiz ayrı zaman içerisinde, hatmemizin saati
            ayrı. Böylece sekiz saat ibadet tamamlanmış oldu. Bunlardan başka ne var?
               “Kulum bana nâfile ibadetlerle yaklaşır.” buyuruyor.
               Bunlar nâfile ibadet ama emir hududunda bunlar farz gibi oluyor. Zaten
            Cenâb-ı Hak sekiz saat ibadet emrediyor bize. Sekiz saatin beş saati, beş vakit
            namaz ise, üç saati de tarîkatımızın hizmetleri. Hizmet gördüğümüz saatler
            bunlar emir hududunda olduğu için farza giriyor.
               “Kulum bana nâfile ibadetlerle yaklaşır.”
               Cenâb-ı Hak her şeyi zıddiyetli halk etmiş. İki zıt bir arada yaşamaz. Her
            şeyi çift halk etmiş, o çift şeyler bir arada bulunmaz. Nasıl? Bakınız gece ile
            gündüz, hastalıkla sağlık, varlıkla yokluk, sefâ ile cefâ, acı ile tatlı, karanlıkla
            aydınlık, ateşle barut. Bunlar hep birbirinin zıddı. Bunlar bir arada yaşamaz-
            lar. İnsanda sefâ olursa cefâ olmaz. Cefâ olursa sefâ olmaz. Zenginlik olursa
            fakir olamaz. Fakirlik olursa zengin olamaz.
               Boş  vakitlerimizin  kıymetini  bilelim.  Sinemaya,  parka  gideceğimize
            hanımlar olsun, erkekler olsun… Hanımların da zevkleri var, gezmeleri var.
            Oralara gidecekse oturup ibadet yapsa, zikir etse, Kur’ân okusa, namaz kılsa
            daha  iyi  olur.  Yani  âhiret,  dünya  ile  amel  ile  kazanılıyor.  Bu  dünya
            misafirhânedir. Kelâm-ı kibârda geçer:
               Biz misafiriz ve lakin biz de mihmân bekleriz
               Kâmil insan bulmuşuz, bâbında ihsân bekleriz
   110   111   112   113   114   115   116   117   118   119   120