Page 119 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 119
Tasavvuf Sohbetleri -2 119
Fatiha Suresi’nde mevcuttur. Fatiha Suresi’nin mânâsı da “Bismillâh”ta
mevcut. Bismillâh’ın mânâsı da “be” harfindeki bir noktada mevcut. O bir
nokta da evliyâullâhın iki kaşının arasındadır. Açtın okuduysan, işte ledünnî
ilmini buldun. Çünkü niçin?
İki kaşı arasından azmeder Mevlâ’ya hat
Yani Allah’a giden yol, evliyâullâhın iki kaşının arasından gider. Onun
için evliyâullâhın iki kaşının arasına râbıta yaptırıyorlar. Tarîkatımızda böyle.
Eğer aşka dûçâr oldunsa ilmin merkezine daldın. İlmin noktasını buldun.
Başka bir kelâmda:
Bir noktada pinhân imiş
Gör neyledi bu aşk beni
Bir noktada gizlidir, diyor. Neymiş o? O da Allah aşkı. Allah aşkı senin
kalbinde tecellî ettiyse, o bir noktadan mânâ, senin kalbinin açılmasıdır. O aşk
açacak senin kalbini. O kalp açılırsa işte ilmin merkezine daldın.
Ol cân içinde cân imiş
Can, evliyâullâh. Onun içindeki can nedir? Allah.
Cenâb-ı Allah: “Ben yere göğe sığmam, mümin kulumun kalbine sığarım.”
buyurmuş.
Buradaki mümin kulun kalbi, senin benim kalbim değil. Bizim kalbimiz
muhalefet ambarı olmuş. Ne zaman ki bir Müslüman’ın bin bir meşakkat
karşısında Allah’ı hiç kalbinden çıkmıyorsa; yerken, içerken, yatarken, kal-
karken, gezerken, alırken, verirken Allah’ı hiç unutmuyorsa, işte onun
kalbinde. Allah’ın esmâ nuru tecellî etmiştir. Onun kalbinde hem sıfat nuru
tecellî etmiştir hem de zât nuru tecellî etmiştir. Ne buyurdu sonunda?
Arş-ı muazzam başıdır
Arş-ı âlâdan bahis yok. Arş-ı âlâ çok büyük. Büyüklüğünü anlayalım ki
sayısı belli olmayan melekler, nice varlıklar, büyük hikmetler vardır. Arş-ı
âlâda sayısını ancak Cenâb-ı Hak bilir. “Arş-ı muazzam başıdır” demek, arş
tan büyük başı.
Hem “Gâbe Gavseyn” kaşıdır
“Gâbe Gavseyn ev ednâ” ayet-i kerimesi var ya. Peygamber Efendimiz’in
hakkında nazil olan bir ayettir.
“Gâbe Gavseyn ev ednâ (Habîbim sen bana iki kaşın yaklaştığı kadar
yaklaştın.)”
İşte evliyâullâhın kaşı “Gâbe Gavseyn” kaşıdır, diyor.
Ol akl-ı evvel cûşudur
“Kün” emrinin fermânıdır
Cenâb-ı Hak her şeyi “kün” emrinden halk ediyor. Fakat velîler de beşer.
İnsan olarak gelmişler, zâhirde böyle. Bir cisimle gelmişler. Anaları, babaları
vardır. Memleketleri vardır. Onların bir de bâtınları var. Bir insan bâtından
büyürse, yetişirse… Zâhirde yetişmek nedir? Fakülte bitirir, profesör olur, çok
büyük âlim olur, dünyada bir numaralı insan olur. Bu zâhirdedir. Bâtında
yetişmek öyle değil. Bâtında yetişmek nedir? Ruhu yetişiyor, ruhen gelişiyor,
büyüyor. Ruhun gelişmesinin, büyümesinin esrârını akıllar almıyor. Ruhtan
bahis yoktur.

