Page 120 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 120
120 Gül'den Bülbüllere
Sordular ruhtan Resûlullah cevabın vermedi
Peygamber Efendimiz ruhu bilmez miydi? “Ebu’l-ervâh” o. Ruhların
anası. Bir anne kaç tane çocuğu olursa olsun hepsini bilir. Bildiği hâlde
bahsetmedi. Yalnız Cenâb-ı Hak bildiriyor:
“Habîbim sana o ruhtan soranlara söyle ki ruh Rabb’imin emrindedir.”
Şimdi ruhlarla ilgili kitaplar yazıyorlar. Saptıyorlar insanları. Ruh masum-
dur, mesul olan nefistir, isyan eden nefistir. Nefis isyan edince ruh ceza çekiyor.
Evet, Allah’a şükür, çok şükür, bin şükür, nihayetsiz şükürler olsun.
Cenâb-ı Allah, hepinizi arzunuza ulaştırsın. Tarîkatımızı anlamak, yaşamak
nasip etsin. Tarîkatı anlamak, yaşamak için evvela şeriatta bir eksiğimiz
olmayacak. Ondan sonra da meşâyihe fazla inanacağız. Hayatımız, memâtı-
mız: meşâyihimiz. Bakınız:
Hayatı memattır, mematı hayat
buyuruyor. Hayat, diri. Memat ölü. Ölü olan kalbimiz. Hangi kalp ölü? Zikret-
meyen kalp, Allah’ı unutmuş. Allah hiç aklına gelmiyor. O kalp ölüdür. Diri
kalp hangisi? Allah’ı hiç unutmayan. Yani ben ölü idim, diriltti diyor. Nasıl
diriltmiş? Gâfil olan kalbini, mülevves olan kalbini temizlemiş. Bütün muha-
lefetten, hatalardan temizlemiş. Ne ile temizlemiş? Bir aşk ile. Çünkü insanlar
evliyâullâhsız aşka dûçâr olamıyorlar. Meşâyihsiz aşka dûçâr olamıyorlar.
Evet, aşk-ı mecazdan çok azını aşkı hakikate döndürmüşler. Onlar da
ender. Allah’ın sıfat nurunda kalmışlar. Zât nuruna ulaşamamışlar. Meşâyih
aşk-ı mecaz değil, aşk-ı hakikattir. Meşâyih aşkı, müridi esmâ nuruna tez
geçirir. Sıfat nuruna geçirir. Zât nurunda yok eder. Onun için:
Gül bülbülü gördü çıktı kabından
Bülbüller uyandı kalktı habından
Pervaneler geçti ateş bâbından
Gül bülbülü gördü çıktı kabından, bizim zâhirde anlayışımıza göre bu
kelâm çok ters geliyor. Niçin? Bülbül daima gül bahçesinde, gül dalında bek-
ler ki gül nasıl açacak diye. Böyle iken gül bülbülü bekliyor ki açsın. Burada
gülden mânâ evliyâullâh. Çıktı kabından demek, evliyâullâhın velâyeti. Bül-
bülden mânâ da müridin ruhu. Evliyâullâh en evvel velâyetini müridin ruhuna
gösteriyor veya tanıtıyor. Nefis görmüyor ama. Mademki bir mürit evliyâul-
lâha inanmış teslim olmuşsa onun ruhu evliyâullâhın velâyetini görmüştür.
Evliyâullâh velâyetini ona göstermiştir. Mürit de gafletten uyanmıştır.
Başka bir kelâmda da müritten mânâ, bülbül. Gülden mânâ, Evliyâullâh.
Mürşitler benzer güle
Derviş benzer bülbüle
Sev Hakkı seven ile
Ben derviş olamadım
Hakkı da bulamadım
Allah’ı sevmeyen derviş olamaz. Hakiki Allah sevgisi bir insanın gönlünde
olursa, onun gönlünde başka bir arzu olmaz: ne dünya ne âhiret ne mal sevgisi
ne evlat sevgisi. Kendi canını da sevmez. Onun için:
Başını top eyleyip gir vahdetin meydânına
Kıl gazâ-yı Kerbalâ gir kendi nefsin kanına
Seyr kıl uşşak-ı Mevlâ nice kıyar cânına
Terk-i cân etmektir ancak aşkı sevdâdan garaz

