Page 121 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 121
Tasavvuf Sohbetleri -2 121
Bir insanda Allah sevgisi, Allah aşkı olmazsa, Allah sevgisine dûçâr
olmazsa terk-i can olamaz. Terk-i can olmayınca da cânânı bulamaz.
Buyuruyor ki: “Kulum ver beni de al beni.”
Neyi verip de onu alacağız? Allah’ın bizde neyi var? Allah bize çok
nimetler bahşetmiş. Görmemiz, işitmemiz, bunların hepsi Allah’ın lütfu değil
mi? Bunlarla Allah kazanılmaz, hayır.
“Kendi ruhumdan ruh üfledim” buyuruyor.
Allah’tan gelen o ruhtur. Eğer o ruhu Allah için verdiysen Allah’ı aldın.
Te’âlallâh ne hûb zibâ yaratmış kâmil insanı
“Nefahtü fîhi min ruhî” deminde kılmış ihsânı
İşte sana üflenen odur. Allah’tan gelen de odur zaten. İnsanların canı çok
tatlıdır. Her şeyi canı için yok eder. Canını ne için yok edeceğini bilemez. İşte
meşâyih bildiriyor: Senin nimetin bu. Yolu da budur. Nimetin şuradadır. Onun
bahası da şudur.
Yol nedir? Şeriat, tarîkat.
Nimetin nedir? Ru’yetullâh.
Bahası nedir? Can vereceksin.
Can gitmeden cânân ele geçer mi? Niçin diyor ki:
Cânım demem ben bu tendeki câna
Eğer vâsıl eylemezse cânâna
Âhir bu dert beni eyler divâne
Dermân için sen Lokman’e gelmişem
Elhamdülillâh çok şükür, bin şükür, nihayetsiz şükürler olsun. Allah nime-
timizin münkiri etmesin. En büyük nimeti bize vermiş. Bizi Müslüman halk
etmiş. Sevgili Habîbine ümmet etmiş. Bize vârisi olan velîlerini tanıtmış,
sevdirmiş.
“Hiç nimet olur mu bundan ziyade” idrak eden böyle buyurmuş. Tarîkatı
tadan böyle buyurmuş. Tasavvuf kelâmı bu.
“Hiç nimet olur mu, bundan ziyâde.”
Nedir bu?
Şeyhim benim sultan imiş
Hak’tan bize ihsân imiş
Can derdine dermân imiş
Görün beni aşk n’eyledi?
Âhiri derviş eyledi
Sâmi gibi bir Hazrete
Gönderdi beni vuslate
Eriştirip bu devlete
Vuslat neredeymiş? Evliyâullâhta. Niçin? Çünkü Evliyâullâh Hak kapısı,
Allah kapısı. Evliyâullâhın gönlüne girdiysen eğer Allah’ı buldun. Gönlüne
nasıl gireceksin? Sevgi ile, hizmet ile. Tarîkatın dört şartı var: Muhabbet,
ihlâs, edep, teslim. Muhabbet, meşâyihini çok seveceksin. Canından fazla
seveceksin. Peygamber Efendimiz, Hazreti Ömer’e sordu:
— Yâ Ömer bizi ne kadar seviyorsun?
— Nefsimden sonra en çok sizi seviyorum yâ Resûlullâh.

