Page 126 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 126
126 Gül'den Bülbüllere
kıymetli hem çok da adi, kıymetsiz. İnsanlar insanlık şerefine nail olursa
büyük varlık oluyor, çok kıymetli oluyor ve çok da güzel oluyor. Niçin?
Cenâb-ı Hak buyuruyor ki: “Biz insanı kendi sûretimizde halk ettik.”
Burada yanlış anlaşılmasın. Cenâb-ı Hakk’ın ruhunda bir sıfat-ı subûtiyesi
var. Onun da sekiz sıfatı var. İnsanlarda da sekiz sıfat var. İnsanlardaki noksan
sıfat. Ondaki kemâl sıfat. Bir insan noksan sıfatından kurtulup kemâl sıfata
ulaşırsa daha güzel olmaz mı? İşte Allah, Cenâb-ı Hak o sıfata bürünmüş. “Biz
insanı kendi sûretimizde halk ettik.” demişse bizim bu sûretimize değil. Bizim
sûretimizin içerisinde bir sûret daha var. Ama eğer Allah’a kulluk ediyorsak,
o sûret çok kıymetli. Allah’tan sonra kıymetli olan odur. Allah’a isyan ediyor-
sak o sûret var ya bütün sûretlerden, hepsinden çirkindir. Bütün hayvanların
en âdisi domuz vardır, ondan da aşağıya düşer insan. Ondan da çirkin olur
insan. Bu ne? İnsanların iç âlemi. Dış tarafı değil, dış görünüşü değil.
Affedersiniz, domuz, köpek, eşek gibi pis hayvanları, televizyonlarda gö-
rüyorsunuz. Mesela Beyaz Saray’a koyarlar mı? İşte cennet de çok lüks bir
yer. Böyle çirkin vücutları oraya koyarlar mı? Öyle ise insanlar bu dünyada
hem cennete lâyık bir cisim kazanıyorlar hem de cehenneme lâyık bir cisim
kazanıyorlar.
Cenâb-ı Hak: “Biz insanı çok kıymetli halk ettik. Zâtımın nuruna ancak
insan ulaşır, melekler bile Zâtımın nuruna ulaşamaz.” buyuruyor.
Meleklerde noksan sıfat yok. Noksan sıfat nedir? Yalan söylemek, hırsızlık
etmek, içki içmek, kumar oynamak, adam öldürmek… Bunlar değil. Ya nedir
noksan sıfat? Bizim yememiz, içmemiz, uyumamız, hasta olmamız, ihtiyar
olmamız, yorulmamız, usanmamız... Bunlar nedir? Noksan sıfat. Meleklerde
bunlar yoktur. Yeme yok, içme yok, uyku yok, yorulma yok, hastalanma yok,
ihtiyarlama yok; zikirleri de nur, cisimleri de nur.
Böyle olduğu hâlde, eğer insan insanlığını kazanırsa o melekten kıymetli
oluyor. Cenâb-ı Hak melekleri sıfat nurundan halk etmiş. Sıfat nurunda
kalıyorlar. Terakkî yok, tenzilat yok. Düşmek de yok, çıkmak da yok. İnsan-
larda hem düşme var hem de çıkma var. Hem yükselme var hem de alçalma
var.
Allah râzı olsun hepinizden. Allah arzunuza ulaştırsın. Cenâb-ı Hak,
gayemizi bilmek nasip etsin. Gayenize ulaşmak nasip etsin. Evet korkmayın.
Allah’a şükür, çok şükür, bin şükür.
Âriflerin kıyâmeti dâimdir
Kulûbu hep mâsivâdan sâimdir
Biz gaflette isek pîrim kaimdir
Bırakmaz berzâh-ı süflâya bizi
Bir de buyuruyor ki:
Ehl-i aşkın derdinin dermânı vuslattır beğim
Hepiniz ehl-i aşksınız. Ama aşkınızı muhafaza edin. Çoğaltmaya bakın,
büyütmeye bakın. Her şey küçükten büyür. Aşk, Allah sevgisidir. Onu büyüte
büyüte kalbiniz tamamen onunla dolar. Aşkın neticesine ulaşırsınız. Aşkın
neticesi ne?

