Page 132 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 132
132 Gül'den Bülbüllere
— Cennet bahçelerine girin. Meyvelerinden yiyin.
— Ya Resûlullâh, cennet bahçeleri nerelerdir? Meyveleri nelerdir?
Buyuruyor ki:
— Cennet bahçeleri zikir halkaları, meyveleri oradan almış olduğunuz
feyiz, muhabbet.
Daha çok hadisler var. Daha çok âyet-i kerîme var. Kelâm-ı kibârlar hep
âyete, hadise dayanıyor. Divanda ne buyuruyor:
Nakşibendîler kurunca halkayı illâyı hû
Keşfolur arz u semâvât arş-ı âlâ hû çeker
Hatmeye büyük bir amel olduğuna inanarak kalb-i selîmle oturmuşsanız
oradan aldığınız feyiz, muhabbet sizin teveccühünüz işte.
Cezbe haktır. Cezbeye muhalefet olmaz. Cezbeyi inkâr küfürdür. Ama
cezbenize sahip olun. Onların da günahına sebep olmayın.
Geçmeyenler bilmez çarh-ı çemberi
İçmeyenler bilmez âb-ı kevseri
Cezbesi olmayanlar cezbeden ne anlar? Bilmeyince inkâra düşer. İnkâra
düşünce günah olur.
Cezbe demek gayri ihtiyâri, irade dışı demek. Cezbeyi inkâr eden kişiler
gidip elini cereyana dokundursun bakalım. İnsan kendine hâkim olabilir mi?
Bu zâhir cereyan öldürür insanı. Manevî cereyan da aynı zâhir cereyan gibidir.
Yalnız öldürmez insanı ama iradesini alır. İradesiz hareketler yaptırır.
Evliyâullâhta mademki Allah’ın sıfat nuru varsa bir mürit de onu görmüşse…
Zâhiri görmese bile, ruhu görmüştür. İnanmak, sevmek, mürit olmak bu zaten.

