Page 136 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 136

136                                                Gül'den Bülbüllere

               Tarîkatların hepsi haktır. Hiçbirini inkâr etme. Tarîkatlar çoktur.
               Hadis-i  şerif  vardır:  “Allah’a  giden  yollar,  mahlûkatın  nefesinin  ade-
            dince.”
               Ama bunu biz anlayamayız. Rumuzlu hadisleri ehli bilir, ehli anlar. Bilir
            bildiremez, anlar anlatamaz.
               Bizim anlayacağımız şudur ki: Allah bin bir ismi ile zikredilir. Herhangi
            bir ismi ile zikredince o esmânın nuru onda tecellî edecektir. Kalbinde tecellî
            eder. O esmânın nuru büyür, büyür. Bu sefer sıfat nuru tecellî eder. Bir insanda
            esmâ nuru isimlerden tecellî eder. Sıfat nuru cisimlerden tecellî eder. Taştan
            tecellî eder. İnsandan tecellî eder. Ağaçtan tecellî eder. Kuştan tecellî eder.
            Cisim taşıyan canlı, cansız hepsinden tecellî eder. Bir de Allah’ın zât nuru var,
            zâtının nuru. Bunlardan insan geçiyor ki velî olabiliyor. Bin bir isminin nuru
            var bir de sekiz sıfatının nuru var.
               Ruh Allah’tan gelmiştir. Ancak zât nuruna ulaşınca kemâle ulaşılıyor. O
            zaman “Mûtû kable ente mûtû” sırrına mazhar oluyor insan. “Ölmeden evvel
            ölün.” diye Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor ya. Demek ki insan esmâ
            nurunu isimlerden görür. Sıfat nurunu da cisimlerden görür. Fakat zât nurunu
            isimsiz, cisimsiz görür.
               Bu yolda en tehlikeli olan da Allah’ın sıfat nuruna ulaşmaktır. Allah’ın
            sıfat nurundan geçemezse orada tehlike var, kendini Allah görür. Zât nuruna
            ulaşınca sen de yok olursun, can da yok olur. Eşya da yok olur, cisim de yok
            olur. Derya gibi bir nur tecellî etti. Hepsi yok oldu. Âyet-i kerîme vardır. Sırf
            bu konu ile ilgili bir sayfadır. Manzum olarak:
               Orta yerden götürürler seni ben
               Ol denizde garka vara cân u ten
               Hepsi yok oldu. Bütün bu karaların hepsini okyanusa doldursalar ne olur?
            Yok  olur.  Okyanus  yutar  mı?  Yutar.  İlim  adamları  ölçmüşler,  biçmişler
            yazıyorlar da. Dünyada en büyük dağ Himalaya Dağı, zirvesi Everest Tepesi.
            Onu okyanusa bıraktığın zaman, okyanus onu yutar. Okyanus ne kadar da yük-
            sekte kalır. Dağ aşağıda kalır. Nasıl ki derya coştuğu zaman hepsini yok eder…
               Allah’ın zât nuru da tecellî edince isim, cisim yok olur. Sen de yok olursun,
            ismin de yok, eşya yok. Kim var?
               Orta yerden götürürler seni ben
               Ol denizde garka vara cânı ten
               Kendini kendi göre kendi bile
               Bâkisini diyemezem gelmez dile

               Aşk ânındur âşık oldur mâşuk ol
               Âhir ândan âna varır cümle yol
               Âşık imdi varlığın ver yokluğa
               Yokluk içinde sana varlık doğa

               Kul iken sultan olursun tâ ebed
               Vav’ı gitti evhad’ın kaldı Ehad
   131   132   133   134   135   136   137   138   139   140   141