Page 133 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 133
Tasavvuf Sohbetleri -2 133
“Sevdim seni seydâ-yı cihân hayır ve şerde”
(31 Mayıs 1991)
İnsanların çoğalması için Hazreti Âdem’le Havvâ’ya Allah’tan emir
geliyor. Her sene çift çocuk doğuruyorlar. Bunlardan birisi oğlan, birisi kız
oluyor. Bir sene önceki doğanlarla, bir sene sonrakiler evleniyor. Mesela bu
sene bir oğlan, bir kız doğmuş. Bunlar becâyiş olarak evleniyorlar. Bu sene
doğan kız, gelecek sene doğan oğlanla, bu sene doğan oğlan gelecek sene
doğacak kızla evleniyorlar. İşte kitaplara inanmak bu. Hazreti Âdem’e inmiş
suhufta bildirilmiş olan bu emirlere. Bunlar nasıl evlenebilirler diye kabul
etmemek küfürdür. Onlar Allah’ın emrini işlediler, haktır.
Her nebînin dînî kitabı kendi zamanında idi. İdris aleyhisselam’a gelen on
suhuf da Şît aleyhisselam’a gelen elli suhufun hükmünü kaldırdı. O da
Allah’ın emri. Hazreti İbrahim’e gelen suhuf da onunkini değiştirdi. Devam
etti tâ kitap gelinceye kadar. Hz. Musa’ya Tevrat indi. Zebûr Dâvud
aleyhisselam’a indi. Hz. İsa’ya İncil geliyor. Peygamber Efendimiz’e de
Kur’ân iniyor. Allah’ın kanunları değişiyor. Yani Allah kanunları değiştiriyor.
Ona diyor sen şöyle şöyle yap. Ötekine diyor sen şöyle şöyle yap.
Bunların bizim için önemi nedir? İşte Allah’a inanmak, kitaplara inanmak,
peygamberlere inanmak, meleklere inanmak. “Ve bil kaderi hayrihî ve
şerrihî” fermanına inanmak. Öldükten sonra dirilmeye inanmak. Bunların
birisine inanmazsa imanı tam olmuyor. Bir de bunların tatbikatı: murâkabe,
muvâzene, müşâhede.
Murâkabe, bizim için râbıtadır. Râbıta bizim için çok önemlidir. Bizim
hakkımızda hayırlı olmayan şeyleri unuttururlar. Hayırlı olan şeyleri de
bildirirler.
Muvâzene; fiiliyâtında düzen, ölçü sahibi olmalı, düşünerek hareket
etmeli.
Müşâhede, inançtır. Mübtedî gayba inanma, müntehi görme anlamına
gelir.

