Page 150 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 150

150                                                Gül'den Bülbüllere

               Bu da Allah’a olan sevgisine, Allah’a olan inancına bakar. Allah’a olan
            itaatine bakar, ilmi az ama fevkalâde itaat ediyor Allah’a. Bir de var ki ilmi
            çok ama tatbikatı yok. Allah hepinizden râzı olsun. Allah hepimizi nefsim de
            dâhil, büyüklerin izinden ayırmasın. Pîrimiz’in eteğinden elimizi kaydırma-
            sın. Pîrimiz’in sevgisini gönlümüzden almasın.
               Cenâb-ı  Hak  “Vekûnû  me’a’s-sâdıkîn  (Sâdıklarla  beraber  olun.)”
            buyuruyor.
               Sâdık olun demiyor. Öyle olmuş olsaydı burada meşâyihe gerek yoktu.
            Herkes kendisini yetiştirirdi. Herkes kendisi sâdık olurdu. Bir Müslüman’a,
            bir mürşid şarttır. Meşâyihsiz, mürşitsiz olmaz. Meşâyihsiz, mürşitsiz olan bu
            zamanda yolunu kaybeder, yolunu sapıtır.
               Ehl-i  bidat  yolları  var,  ehl-i  sünnet  yolu  kaybolmuş.  Allah’a  giden  yol
            Kitap, Sünnet’tir. Kitap-Sünnet olmazsa Allah’a giden yol değildir. Cesedin
            hepsi toprağa gider. Ruh Allah’tan geldi, Allah’a gidecek. Ama ne ile gider,
            nasıl gider? İman, amel, ihlâs ile gider. Şeriat Allah’ın emridir. İman, ihlâs,
            amelden  ibarettir.  Din,  bilmek;  amel  işlemektir.  İhlâs  da  bütün  amellerini
            maddiyattan,  menfaatten,  riyâdan  korumak.  Hiçbir  maksat  menfaat  düşün-
            meden bu dünyada bir makam, mevki düşünmeden Allah rızası için yapıyorsa
            ihlâs budur. Allah’ın indinde geçerli amel de budur. Çünkü:
               Riyâ ile olan amel seni nârdan halas etmez
               Çünkü amellerin başında namaz geliyor.
               “Riya ile namaz kılanlar Veyl Deresi’nde azap görecektir.” buyruluyor.
               Hâlbuki namaz başta gelen ibadettir. Allah’ın emirlerinin hepsinin başında
            namaz  geliyor.  İbrahim  aleyhisselam  meleklere  dedi  ki:  “Siz  benim  yar-
            dımıma gelmeyin, Rabb’im beni görüyor. Siz aradan çıkın.” dedi.
               Peygamber Efendimiz’e de bütün dünya müşrikleri bir yetim olduğu hâlde,
            fakir olduğu hâlde üzerine hücum ediyorlar.
               Cenâb-ı Hak ne buyuruyor? “Habîbim ben sana yeterim.”
               Dünya hep senin düşmanın olsun, ben sana yeterim. Ne kadar teşebbüse
            geçiyorlar. Yine Hz. Muhammed’i yok edemiyorlar. Çünkü onu Allah muhâ-
            faza etti.
               Niceleri yâr der gönlü binâda
               Nicesinin gönlü bey ü şirâda
               Bunlar Allah’ın emirleri. Allah’ın emirleri deyince zinâya Allah’ın emri
            yoktur. Allah yasaklamış zinâyı. Ama bunların da olacağı Allah’ın emridir.
            Emir  deyince  kul  istiyor,  Allah  da  halk  ediyor.  Kul  istemezse  Allah  halk
            etmez.
               “Kulum iste vereyim.” diyor.
               Ne  istiyorsun?  Apartman  verir.  Murad  etmişse  veriyor.  Yalnız  burada
            bizim  bir  inancımız  var  ki  biz  dünyayı  istemeyelim.  Âhireti  isteyelim.
            Dünyadaki  isteklerimizi  de  anlayamadığımızdan  dolayı,  biz  de  apartman
            isteriz.  On  tane  dairemiz  olsun  bir  tanesinde  oturalım,  dokuzunu  kiraya
   145   146   147   148   149   150   151   152   153   154   155