Page 82 - Gülden Bülbüllere 2 - Abdurrahim Reyhan Erzincani
P. 82

82                                                 Gül'den Bülbüllere

               Dehr, dünya. Dünya arzuları, dünya istekleri kuru davaya düşürdü beni
            diyor. Kuru dava; iyi günümüz, kötü günümüz, bütün yaşantımız kuru dava.
            Hepsi yok oluyor.
               Ab, su. Su yok, fırtınası çok bir derya. Bu bizim içimizde olan nefsimizin
            fırtınası. Nefs-i emmârenin fırtınası. Bir taraftan da arz üzerinde, dünya üze-
            rinde küfrün fırtınası.
               İşte: “Küfür hâkim olduğu zamanlarda, küfür deryaları çalkalandığı za-
            manlarda ümmetimden Kitap ve Sünnet’e sarılanlar, Nuh Tufanı’nda Nuh’un
            gemisine  binip  kurtulanlar  gibi  kurtulacaklar.  Ama  Kitap’tan,  Sünnet’ten
            ayrılanlar  da  Nuh  Tufanı’nda  boğulup  gidenler  gibi  boğulup  gidecekler.”
            buyuruyor Peygamber Efendimiz.
               Bu zamanda tarîkatı olanlar mutludur. Kelâm-ı kibâr:
               Eğer himmet erişmezse sana bir şeyh-i kâmilden
               Adular yıktılar seddin ne yatarsın gâfil insan
               Bu kelâm meşâyihi, mürşidi olmayanlara söylenmiş. Adu, düşman. Ey gâ-
            fil insan, bir şeyh-i kâmil bul ki onun duası seni kurtarsın. Allah’ın emridir
            bu.
               Cenâb-ı Hak: “Öyle bir ağızla dua edin ki günah işlememiş olsun.”
               Kimin bu ağız? Evliyâullâh, Allah’ın velîleri, Allah’ın sevdikleri, Allah’ı
            sevenler.  Cenâb-ı  Hak  onların  duasını  alın,  diyor.  Onların  duasını  alın  ki
            kurtulasınız. Meşâyihi olanlar için ne var?
               Gönlüme nakşoldu hubbu Cemâli
               Terk eyledim cümle kîl ü kâli
               Dünya-perestlerin çok ise mâli
               Bizim de İmâm-ı zamanımız var
               Bir de şöyle buyrulmuş:
               Canım fedâ olsun Resûlullâh’a
               Bizi kabul etti âli dergâha
               Emreyledi şeyhim Muhammed Şâh’a
               Çıkardı zulmetten Bedraya bizi
               Zulmet,  şeriatı  tarîkatı  olmayan;  vaaz,  nasihat  dinlemeyenler.  Bunlar
            karanlıktalar. Ama karanlıkta olduklarını bilmezler. Niçin? Uykuda oldukları
            için. Uyuyan insan gecenin karanlığını da bilmez. Ama ayık insan gecenin
            karanlığını bilir. Bilirse karanlıktan kurtulmak ister.
               Cümle işler Hâlik’indir
               Kul eli ile işlenir
               Bize irade vermiş. Onu farz kılmış. Ona sahip olacağız. Bu cüz’î irademizi
            şerre sarf etmeyeceğiz. Günah, şer, haram var. Bunlara sarf etmeyeceğiz.
               İnsanları azaba, firaka düşüren üç şey var: Günah işler, hayrı yok, şer işler.
            Helal lokması yok, haram lokması var. Bu insan ne oldu? Güzelliğini kaybetti,
            aşağıya düştü. Eğer iradesini kullanarak sevap işler, hayır yapar ve helal yerse
            yükselir. Kıymetini kazanır.
   77   78   79   80   81   82   83   84   85   86   87